osmanlı Teması
RSS
Siteye Giriş Favoriler
  • Büyük Tutkular Yeteneğinide Kendisi Yaratır.(Fatih Sultan Mehmed Han)
  • Davamız Kuru Bir Cihangirlik Davası Değildir Davamız Bilakis İslam Davasıdır(Ertuğrul Gazi)
  • Osmanlılar Kainat Tarihinin Gördüğü En Büyük İmparatorluklardan Birini Kurdular.
  • Osmanlı Başarısının İki Sebebi: Devlet Teşkilatında Mükemmellik Ve Askeri Teknikteki Üstünlük İdi.
  • Osmanlı Başarısının Asıl Sebebi: Adalet Düzenindeki Üstünlük Ve İnsaniliktir.
  • Osmanlı Bu Gün: Dünyanın Geri Kalan Devletleri Toplam Gücü Üzerinde Bir Kudrete Sahiptir.

Kur an ın önünde tutulmamalı

Kur an ın önünde tutulmamalı
Kur an ın önünde tutulmamalı
Şinasi Gündüz,”Mevlit Kur’an’ın yerine konulmamalıdır. Böylesi bir düşünce her şeyden önce İslamın temeline aykırı olur. Kuşkusuz Kur’an okumak Mevlit’ten çok daha önemlidir” dedi.

Mevlit Kandili ve Mevlit hakkında bilgi veren İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mevlit Kandili’nin Hz. Muhammed’in doğumu anısına dünya Müslümanları tarafından kutlanılan bir gece olduğunu belirterek, gece çerçevesinde Peygamberin övüldüğünü, onun mesajlarının tekrar hatırlandığını ve Sünnet-i seniyye denilen örnek davranışlarının yeniden hatırlandığını söyledi.

Gündüz, Mevlit Kandili kutlamalarının Hz. Muhammed’in ölümünden çok sonra ortaya çıktığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Tarihi süreç içerisinde bir gelenek olarak ortaya çıkmasına rağmen bütün dünya Müslümanları tarafından bu gece özümsendi ve günümüzde dünyanın her tarafında Müslümanlar tarafından kutlanan bir geceye döndü. Kutsal gecelerden, kandillerimizden biri olarak Türkiye Müslümanları da Mevlit Kandiline çok büyük önem veriyor. Bu kandiller Osmanlı döneminde çok daha özel kutlanıyordu. Hatta bu gece anısına bir takım edebi ürünlerin ortaya çıktığını da biliyoruz. Peygamber Efendimizin doğumu anısına çeşitli mevlit şiirleri kaleme alındı. Mevlid’in, sadece kandil dolayısıyla değil, cenaze, düğün ve sünnet gibi olaylarda da halk tarafından geniş coşkulu bir şekilde okutulduğunu görüyoruz”

-Mevlit, Peygamberimizin doğumu anısına yazılmıştır”-

Prof. Dr. Gündüz, Mevlit ile Mevlit Kandilini birbirine karıştırmamak gerektiğini belirterek, ” Tarihte mevlit ilk kez kim tarafından yazıldı bilinmiyor. Ama biz de çok yaygın olarak okutulan mevlit Süleyman Çelebi’nin Vesilet’ün Necat isimli mevlididir ki, Osmanlı döneminde yazılan bir mersiyedir. Peygamberin doğumu anısına yazılan bir şiirdir. Bu tek örnek değildir, bunun dışında pek çok mevlit şiiri vardır. Hatta Kürtçe, Arapça, Farsça gibi dillerde de mevlitler vardır. Ancak en meşhuru Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve Anadolu’da çok yaygın bir şekilde okunanıdır. Bu mevlit, Peygamberimizin doğumundaki bir takım mucizevi olayları anlatır, Onun üstün ahlaki meziyetlerine vurgu yapar” diye konuştu.

Mevlid’in bir gelenek haline geldiğini vurgulayan Gündüz, ”Mevlit kesinlikle bir şiir, mersiyedir. Hiç bir zaman Kur’an’ın önünde tutulmamalı, Kur’an’ın yerine konulmamalıdır. Böylesi bir düşünce bir her şeyden önce İslamın temeline aykırı olur. Kuşkusuz Kur’an okumak mevlitten çok daha önemlidir. Ancak halk dindarlığında Mevlit geleneği İslami bir takım ögelerle insanların arasındaki irtibatı devam ettiren bir olgu oldu” dedi.

Prof. Dr. Gündüz, özellikle Balkanlarda insanların İslamiyetle ilişkisinin Mevlit üzerinden kurulduğunu dile getirerek, mevlit geleneğinin bu bölgelerde çok canlı olduğunu söyledi.

Anadolu’da ise mevlit ile birlikte Kelime-i Tevhid okunması geleneğinin de var olduğunu anlatan Gündüz, mevlidin halkın bilinç altında çok önemli bir yer tuttuğu için Anadolu geleneğinde bugünlere kadar getirildiğini kaydetti.

Prof. Dr. Gündüz, Mevlit okutmanın ya da şiirini ezberlemenin bir kuran okumak ya da peygamberimizin bir hadisini hatırlamak ve bunlardan bir takım dersler çıkarmak gibi olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

”Mevlidin insanlara verdiği coşku ve duygu boyutuyla bir önemi söz konusu olabilir. Yoksa Mevlit okutmak, namaz kılmak, oruç tutmak veya Kur’an okumak gibi bir ibadet değildir. Sadece geleneksel bir ritüeldir. Mevlit okutulurken Kur’an gibi ona yaklaşılıyorsa, Kur’an’ın yerine konuluyorsa bu İslam’a göre kabul edilemez bir durumdur. İslam dışı bir durum olur. Geleneksel olarak mevlide aşırı derece bir anlam yüklemesi mevcut. Adeta İslamın bir referansı ve kaynağı gibi görülmesinden kaynaklanıyor. Bu doğru bir bakış açısı değil. Bunun önüne geçmenin yolu da insanları bilgilendirmektir. Bir hadis değildir, Kur’an’ın temelinden kaynaklanmıyor adı üstünde bir şiirdir mevlit. Mevlidin yerine Kur’an okunup, onun anlamı üzerine düşünülmesinin daha önemli olacağı insanlara anlatılmalıdır”

-”Kandiller, bir takım hurafelerle idrak edilmemelidir”-

İslam dinindeki kutsal gecelerden Kadir ve Beraat gecelerinin Hz. Muhammed döneminden buyana bilinip, idrak edildiğini vurgulayan Gündüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Zaten Kadir gecesiyle ilgili Kur’an’da ayet-i kerime vardır. Bu gecenin tam ne zaman olduğu konusunda bir takım tartışmalar da var. Bu gecenin Ramazanın son 10 gününde olduğu yönünde Hz. Peygamberin sözleri olduğuna dair bir kanaat var. Kadir ve Beraat dışındaki geceler olan Miraç ve Mevlit sonradan ortaya çıkmıştır. Kutsal geceler Allah ile buluşma, ona kalbimizi açma, insan olduğumuzu hatırlama, kendimizle yüzleşme yönünde bir fırsat oluşturduğu için çok önemlidir. Bunun üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor. Yoksa bu geceler bir takım hurafeler, uyduruk ve İslam dışı geleneksel yanlışlarla dolu bir anlayışla idrak edilmemelidir. Aslında bu gecelerin en önemli yanı bize İslamı, Peygamberi ve Kur’an’ı hatırlatıyor olmasıdır. Dolayısıyla Kur’an okuyabiliriz. Ama Türkçe mealiyle okumalıyız ki verilin mesajları anlayabilelim veya küs olduklarımızla barışalım.”

Prof. Dr. Gündüz, bazı insanların da bir dilekleri gerçekleştiğinde ”41 Yasin okutacağım” gibi bir söylem sergilediğine de dikkati çekerek, ”Sayılarla bir şeylerin ifade edilmesi kesinlike batıl inançlardır. Bu İslam dışı bir takım geleneklerden alınan hususlardır. İslamda sayıların bir gücü yok. Dolayısıyla 41 defa şunu okursanız, böyle olur, şöyle olur gibi şeylerin bir anlamı ve yeri de yoktur. Bir ev aldıysanız veya bir muradınız gerçekleştiğinde Allah’a şükür amacıyla dua edilebilir, fakirlere sadaka verilebilir. Peygamber Efendimizin sünneti de bu zaten. Bu davranış İslami bir davranıştır yoksa ‘ev aldım 41 defa Yasin okuyum’ demenin bir anlamı yok” diye konuştu.

Geri
Henüz yorum yapılmamıştır.

Oylar:
Average members rating (out of 10) : Henüz Oylanmamış   
Votes: 0